brain-youredm

Berlin Falling Walls konferansında Northwestern Üniversitesi’nden Prof. Nina Kraus beynimizin gerçekleştirdiği en kompleks görevlerden biri olan sesin işlemlenmesini anlattı.

Bu konferansta dünyayı değiştirebilecek önemli buluşlara imza atan, 20 önemli bilim insanı bir araya geldi. Prof. Kraus 15 dakikalık konuşmasında, beyinde ses işleme esnasında nelerin gerçekleştiğini ölçmek için, yeni bir metodu nasıl geliştirdiğini açıkladı. “Hayatlarımızdaki sesler beynimizi değiştiriyor. Biz sesin beynimizi nasıl değiştirdiğini araştırarak farklı oluşumların veya yıkımların oluşumunu inceledik.” diye ekledi.

Araştırmacılar, beynin seslere verdiği reaksiyonu ölçmek için gönüllülere doğrudan konuşma veya müzik dinletti. Sonrasında beyinde oluşan elektriksel aktivite ölçüldü. Yeni doğandan 90 yaşına kadar binlerce katılımcıyı içeren bu araştırma serilerinde; beynin yeteneksel olarak müzik ve yeni bir dil öğrenmede yaşadığı etkiler, dil bozuklukları ve işitme kayıpları incelendi. Araştırmalar, aktif olarak müzik yapan insanların diğerlerine oranla gürültüde daha iyi duyduğu ortaya çıkardı.

Diğer Bulgular :

• Okul öncesi çocukların sesin akustik özelliklerini (perde, zamanlama ve tını) işlemlemesi incelenerek gelecekteki okuma becerisi tahmin edilebilir.

• Ses işlemlemedeki dezavantajlar, müzik yaparak ya da farklı bir dil konuşarak kısmen dengelenebilir.

• Beyindeki ses işlemleme otizm, disleksi veya öğrenme gecikmelerine ilişkin nörolojik bir işaret olabilir.

Kraus’a göre; sesi oluşturmak beyindeki en kompleks görevlerden biri çünkü bilgi mikrosaniyeler içinde işleniyor. Beynin bir hasar aldığında, karşılaşılan ilk problemlerden birinin gürültülü ortam koşullarında konuşmaları anlamak olması şaşırtıcı değil; ses işlemleme, beyin sağlığının göstergesi denilebilir.

Kaynak:

http://www.iflscience.com/brain/science-why-we-listen-music/

https://www.sciencedaily.com/releases/2015/12/151214185800.htm